TURKONFED YONETIM KURULU TOPLANTISI KIBRIS'TA YAPILDI

TÜRKONFED Yönetim Kurulu ilk yurtdışı toplantısını Kıbrıs’ta gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu'nun ardından, TÜRKONFED'e gözlemci üye olan İŞAD işbirliği ile "Kıbrıs'ta çözüm ve ekonomi" başlıklı panele geçildi. Panelin açılış konuşmalarını İŞAD Yönetim Kurulu Başkanı Metin Şadi, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı gerçekleştirdi.

Çözüme destek vermek için Kıbrıs’ta toplandıklarını ifade eden Kadooğlu: “Büyük bir memnuniyetle görüyoruz ki, artık Kıbrıs denildiğinde, akla sorunun değil, çözümün, barışın, istikrarın ve umudun geldiği günlerden geçiyoruz. Tarihsel zorluklarla dolu olan bu sorunun Birleşmiş Milletler himayesinde yapılan müzakereler ile bugün gelinen aşama, bizleri son derece heyecanlandırmaktadır.” açıklamasında bulundu.

BAKSİFED Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Ali EROĞLU'nun da katıldığı, TÜRKONFED ve Kıbrıs Türk İşadamları Derneği İŞAD'ın gerçekleştirdikleri "Kıbrısta Çözüm ve Ekonomi Paneli"nde TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu'nun yaptığı açılış konuşması aşağıdadır.



TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU'NUN PANEL AÇILIŞ KONUŞMASI

Sayın Cumhurbaşkanım,

Değerli konuklar,

TÜRKONFED ve üye derneğimiz İŞAD işbirliği ile gerçekleştirdiğimiz “Kıbrıs’ta çözüm ve ekonomi” panelimize hepiniz hoş geldiniz.

Burada bulunmaktan şahsım ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu olarak memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim.

Dün, bizleri büyük bir samimiyetle kabul eden Sayın Cumhurbaşkanıma huzurlarınızda teşekkürlerimi sunarım. Yaptığımız görüşmelerde, TÜRKONFED’in bundan sonra, Kıbrıs’ta çalışmalarını daha da yoğunlaştıracağı ve çözüm sürecinde daha aktif rol alacağı konusunda görüş birliğine vardığımızı, büyük bir mutlulukla paylaşmak isterim.

Değerli konuklar,

On birinci yılını geride bırakan TÜRKONFED, gerek örgütsel yapısı, gerekse de yaptığı çalışmalar çerçevesinde, ağır bir sorumluluk üstlendiğinin farkında olarak, Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinde yoluna devam etmektedir.

Bugün, 22 federasyon ve 150 dernekle, Türkiye’nin her köşesine ulaşmanın, Türkiye’nin ekonomik tabanlı en büyük, bağımsız ve tarafsız sivil toplum kuruluşu olmanın, gurur ve sorumluluğunu taşıyoruz. Bunun yanı sıra taraf olduğumuz konular da var elbette. Bölgeler arasındaki farklılıkları azaltmak, kadınların sosyal ve iş hayatına katılımını arttırmak, Türkiye’de yaşanan çözüm süreci ve bütün bunları destekleyen Avrupa Birliği üyeliği konusunda tarafız. Bu vizyonumuzu somutlaştırmak için, Brüksel’deki temsilciliğimiz ile Avrupa’nın kalbinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Avrupa’nın en büyük iş dünyası kuruluşlarından biri, ve Avrupa Birliği’nin sosyal ortağı olan, Avrupa KOBİ Birliği UEAPME’nin üyesi olarak, küresel alanda da etkili çalışmaların içerisinde yer alıyoruz.

Her bir derneğimizin kendi ilinde ve bölgesinde yarattığı katma değerin toplamı olarak, Türkiye’de ciddi bir etki gücüne ulaştığımızı ifade etmek isterim. Zira, 12 bin 500 iş insanı, 30 bin şirket ile, Türkiye dış ticaretinin yüzde 83’ünü gerçekleştirerek, tarım ve kamu dışı istihdamın yüzde 55’ini sağlayarak, kamu dışında yaratılan katma değerin yarısından fazlasını üreterek, Türkiye ekonomisinin şah damarı konumuna gelmiş bulunmaktayız. Dolayısıyla, yüz binlerce insana istihdam ve ülke ekonomisine milyarlarca dolar katkı sağlayan TÜRKONFED’in içinde olmak, heyecanımızı hep diri tutmaktadır.

Değerli konuklar;

Bugün bir araya gelmemize vesile olan “barış için iş dünyası” girişimine değinmek istiyorum. TÜRKONFED olarak, 2012 yılında, imzacılarından biri olduğumuz, ve dünya çapında, 12 binin üzerinde imzacısı olan, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, imzacıları, insan hakları, çevre, ve yolsuzlukla mücadele başlıkları altında faaliyet göstermeye çağıran bir oluşumdur. Barış için iş dünyası girişimi de, bu yapının çalışmaları arasında yer almaktadır.

TÜRKONFED olarak bizler de, barış ve istikrarın, ekonomik kalkınmanın ön koşulu olduğunu her fırsatta dile getiriyor, ve bunun için çalışıyoruz. Bu bağlamda, Türkiye’nin önemli sanayici ve iş insanlarını, Cizre’de, Batman’da ve Doğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin diğer şehirlerinde bir araya getirerek, barış sürecine desteğimizi güçlü bir şekilde sunmuştuk. Sık sık bölgeye yaptığımız ziyaretler sonrasında, kısa adı BORGİP olan, Bölgelerarası Ortak Girişim Projesi’ni hayata geçirdik. BORGİP ile muradımız, çatışma yaşamış bölgelere, kısa vadede geçici yatırımlar çekmek yerine, orta ve uzun vadede, kalıcı yatırımların gelmesini sağlamaktır. Batı ile Doğu’daki iş insanlarını bir araya getirmek, ve yeni işbirliklerine vesile olmaktır. Tam da bu noktada büyük bir memnuniyetle belirtmek isterim ki, dünkü görüşmelerimizde sayın Cumhurbaşkanımıza da ilettiğimiz üzere, Yönetim Kurulu olarak bir karar aldık. Türkiye’de çözüm süreci için BORGİP’i hayata geçirdiğimiz gibi, Kıbrıs’ta da KORGİP’i hayata geçirecek ve Kıbrıs’ta her iki toplumun içinde yer alabileceği ekonomik işbirlikleri oluşturacağız.

Değerli konuklar;

Büyük bir memnuniyetle görüyoruz ki, artık Kıbrıs denildiğinde, akla sorunun değil, çözümün, barışın, istikrarın ve umudun geldiği günlerden geçiyoruz. Tarihsel zorluklarla dolu olan bu sorunun Birleşmiş Milletler himayesinde yapılan müzakereler ile bugün gelinen aşama, bizleri son derece heyecanlandırmaktadır.

Çok kısa bir zaman önce seçilmiş olmasına rağmen, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ivedi bir şekilde, sürece getirdiği yeni enerji, bölgesel ve küresel gerçeklere de uygun bir şekilde, birleşme yönünde yoğun görüşmeleri başlatmıştır. Adada iki toplumun çıkarlarını gözeten, iki toplumlu federal sisteme dayalı bir anlaşma temelinde birleşme sağlanması için sürdürülen görüşmelerde, muhakkak zorlu başlıklar vardır. Ancak, adadaki liderlerin kararlılığı ve yapıcı yaklaşımları, bugüne kadar pek çok kez kaçırılan tarihi fırsatın, bu defa gerçekleşeceğine yönelik inancımızı pekiştirmektedir.

Çözüm görüşmelerinin dengeli, adil ve kapsayıcı bir şekilde ve aynı zamanda iş dünyasının görüş ve önerilerine başvurularak yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Her iki toplumun iş dünyası örgütlerine burada çok önemli görevler düşmektedir. Adada her iki toplumun temsilcileri ile yaptığımız temaslarda da gördük ki bu irade Ada’da mevcut. Bu anlamda dün gece Güney ve Kuzey Kıbrıs iş dünyası kuruluşları olan OEB ve İŞAD’ın ortak proje imzalamasını büyük bir umutla alkışladık. Biz de TÜRKONFED olarak, Kıbrıs’ın ekonomik gelişimi ve yeni işbirlikleri için, Avrupa’daki ilişkilerimizi, üyesi olduğumuz UAPME çatısı altındaki ortaklarımızı ve bugüne kadar edindiğimiz tüm tecrübelerimizi Kıbrıs için paylaşmaktan büyük memnuniyet duyacağız.

Değerli Konuklar;

Kıbrıs’ta çözüm, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği içerisindeki gücünü arttıracak, Türkiye ve Yunanistan için de yeni fırsatlar yaratacaktır. Ekonomik krizlerle sarsılan Yunanistan ile Avrupa Birliği sürecinde durağanlık yaşayan Türkiye el ele vererek, Kıbrıs’ta sağlanacak çözüm sayesinde ekonomik ve siyasi krizlerini aşabilirler. Kıbrıs’ta çözüm, bu iş birliğinin ilk adımı olacaktır.

Bunun yanı sıra, son dönemde gerek bölgemizde, ve gerekse de dünyada yaşanan gelişmeleri düşündüğümüzde, Kıbrıs’ta çözüm, daha güçlü bir Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz bölgesinin istikrar ve güvenliği ve bölgede benimsenecek yeni modeller açısından da önem taşımaktadır.

Kıbrıs’ta çözüm, AB’nin içinden geçmekte olduğu dönüşümü olumlu bir şekilde etkileyecek ve AB’nin demokratik temsilini güçlendirecektir. Dolayısıyla ekonomik, sosyal ve siyasi yeni fırsatlar yaratacak bu sürecin, tüm paydaşlar tarafından etkin olarak desteklenmesi gerektiği inancındayız.

Değerli konuklar;

Kıbrıs’ta, barışı konuştuğumuz bugünlerde, Türkiye maalesef, tarihinin belki de en kritik ve zorlu günlerini yaşamaktadır. Artan terör ve şiddet dalgası, insanlarımızın canına kastetmekte ve toplumsal bütünlüğümüze zarar vermektedir. Suruç’ta, IŞİD adı verilen vahşi bir örgüt, gençlerimizi acımasızca katletmiştir. Buna karşılık olarak Türkiye’nin IŞİD ile mücadelede aldığı tutumu son derece olumlu bulduğumuzu ve Türkiye’nin koalisyon güçleri ile birlikte, dünya ile bir arada bu mücadeleyi yürütme kararlılığını desteklediğimizi ifade etmek isterim. Terör nereden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın, kabul edilemez, meşru olamaz. TÜRKONFED olarak, bu konuda, ilk günden beri, üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu, kamuoyuna açıkladık.

Bunun yanında son üç yıldır devam eden, iktisadi ayağı olduğunu gururla söylediğimiz ve buna yönelik yoğun bir çaba içinde olduğumuz çözüm süreci, ne yazık ki bir kriz ile karşı karşıyadır. Türkiye, ilk defa bu kadar derinlikli ve geniş kitlelerin onayladığı bir barış sürecini yürütmekteyken, maalesef son günlerde yaşanan hadiseler, hepimiz için kaygı vericidir. Bugün bizlere düşen, bu kazanımları korumaktır. Yapmamız gereken, insan hayatının her şeyden daha önemli olduğunu ve bununla birlikte, konuşarak çözülemeyecek hiç bir sorunun olmadığını, taraflara tekrar tekrar hatırlatmaktır. On yıllardır çözüm süreçleri yürüten, inişli çıkışlı birçok hadise geçiren Kıbrıs’ın, dönüp dolaşıp yine barışta birleşmesi, bize önemli bir tecrübe olmalıdır. Her ne olursa olsun, Türkiye’nin eski çatışmalı günlerine dönmesini hiç kimse kaldıramaz. Halk barış istiyor, bunu başaracak bir hükümet ve meclis istiyor.

Değerli konuklar;

Seçim sonuçları itibariyle, hepimizin malumu olduğu üzere, Türkiye’de bir koalisyon hükümeti kurulması söz konusudur. Uzun zamandır tek parti iktidarı ile yönetilen bir ülkede, koalisyonların kurulması noktasında belirli zorluklar yaşanması doğaldır. Ancak, sandık başına giderek, görevini yerine getiren toplumun da görmek istediği; siyasetçilerin uzlaşı, sağduyu, sorumluluk ve cesaret içerisinde, Türkiye’nin yararı için bir araya gelerek, bir an önce koalisyon hükümetinin kurulmasıdır.

Buradan, Türkiye siyasi liderlerine bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bizler, en büyük toplumsal tabanı oluşturan ve Türkiye’nin ana akım siyasetlerinin üzerinde şekillenen iki büyük partinin, koalisyon kurmasının, Türkiye’nin yeni dönemde yaşayacağı, siyasi, ekonomik, sosyal ve terör gibi krizlerin üstesinden gelebilmesi bakımından, çok yararlı olacağını düşünüyoruz. Toplumun da görmek istediği tablo, uzlaşıdır.

Değerli konuklar,

Bölgede yaşanan sorunlar ve çatışmalar ışığında iki toplumun liderleri önderliğinde Kıbrıs’ta yaşanan yapıcı süreç daha da önem kazanmaktadır.

Çözüm ve istikrar, sadece Kıbrıs için değil, terör ve şiddet olayları ile sarsılan Türkiye, yıllardır iç savaşla yıkılan Suriye, bir milyondan fazla insanın öldüğü Irak için de, Mısır, Libya, Tunus, İsrail ve Filistin için de, yapısal bir dönüşümden geçen, ekonomik zorluklarla yüzleşen, göç, güvenlik ve dış politika alanında daha etkin çerçeveler belirlemeye çalışan AB için de, bir umut ışığı ve dönüştürücü bir güç olacaktır.

Konuşmama son verirken, son teşekkürü de bizleri ağırlayan ve çalışmalarımıza destek olan, bu dönemde Kıbrıs çözümü ve ekonomisinin gelişimi için kendisine çok önemli görevler düşen, başta İŞAD Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Metin Şadi’ye, yönetimine ve üyelerine teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Kendilerinin TÜRKONFED ile birlikte Kıbrıs çözümü ve Kıbrıs ekonomisi için önemli çalışmalara imza atacağına inancım sonsuzdur. Birazdan başlayacak panelimize değerli fikirleriyle katkı sunacak olan panelistlerimize de şimdiden teşekkür ediyorum.

TÜRKONFED olarak her zaman sizlerin yanında olacağımızı, barış ve ekonomik kalkınma için elimizden geleni, sonuna kadar yapacağımızı bilmenizi isteriz. Kıbrıs yalnız değildir. Kıbrıs’ı ve kendilerini temsilen liderlerini, çıktıkları bu kutlu yürüyüşte yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz diyoruz ki Kıbrıs’ta barış, dünyada barış.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.